KIRIM TATAR YÖNETMEN NARİMAN ALİYEV: BİR İNSANIN ZAFERLERİ NASIL KARŞILADIĞI DEĞİL YENİLGİLERİ NASIL KARŞILADIĞI ÖNEMLİ

Kırım Tatar yönetmen Nariman Aliyev’in çektiği ilk uzun metrajlı film olan “Evge (Eve Yolculuk)” 2019 Cannes Film Festivalinde gösterildi. Ayrıca film, Ukrayna ve uluslararası festivallerde bir dizi ödüle layık görüldü. Başarılı Kırım Tatar yönetmen Narim

KIRIM TATAR YÖNETMEN NARİMAN ALİYEV: BİR İNSANIN ZAFERLERİ NASIL KARŞILADIĞI DEĞİL YENİLGİLERİ NASIL KARŞILADIĞI ÖNEMLİ
Bu içerik 813 kez okundu.
Advert

Kırım Haber Ajansı (QHA) için İgor Zaytsev hazırladı

Kırım Tatar yönetmen Nariman Aliyev’in çektiği ilk uzun metrajlı film olan “Evge (Eve Yolculuk)” 2019 Cannes Film Festivalinde gösterildi. Ayrıca film, Ukrayna ve uluslararası festivallerde bir dizi ödüle layık görüldü. Başarılı Kırım Tatar yönetmen Nariman Aliyev, mesleğe nasıl başladığını, gelecek dönemdeki planlarını ve sinemaya bakışını Kırım Haber Ajansına anlattı. İşte o röportaj:

Sizin için sinema nedir? 

Sinema hikaye anlatmanın bir yoludur. Sinema yapmak için bir dizi araç kullanılıyor. Yönetmenlik yaparken bu araçlardan iyi anlamalısınız ve kendi işlerini iyi yapan insanlarla iletişim kurmayı bilmelisiniz. 

Sinema dışında ne gibi hobileriniz var?

Gençken müzikle biraz uğraşmıştım. Ama o zaman bir şeylerle uğraşmak için çok zamanım vardı.

Hangi enstrümanı çalıyorsunuz?

Piyano, gitar, ukulele ve elektro gitar çalabiliyorum.

Bir hobiniz var mı?

Kendimi çok geliştirdiğim bir alan yok. Futbol izlemeyi seviyorum. Strateji açısından futbolu incelemek ilgimi çekiyor. Ayrıca teknoloji…teknolojik araçlarla ilgileniyorum. Neyin nasıl geliştiğini, hangi yönde ilerlediği takip ediyorum.

Sinemayla uğraşmaya nasıl karar verdiniz? Sizi buna yönelten ne oldu?

Müzisyen olabilirdim ama ben kötü bir müzisyenim. Müzik ilgimi çekiyor fakat kendim için iyi bir müzisyeni dahi bir müzisyenden ayıran şey konusunda bir sonuca vardım. İyi müzisyen, çalabildiklerini çalıyor, dahi ise istediğini çalıyor. Sinemada da durum aynı. İstediğimi çektiğimi söyleyemem, şimdilik çekebildiğimi çekiyorum. Sinema alanındaki rekabet daha az bu yüzden gelişmek daha kolay. Neden özellikle sinema? Bu bilinçli bir seçim değildi. 16 yaşımdayken sinema nedir, neden oluşuyor, nasıl çalışıyor pek anlamıyordum.  Sinemayı herkes sever. Sinema izlemeyi sevmeyen insan yoktur. Sadece sizin hoşunuza giden ve gitmeyen filmler vardır.

Bu ilgiye neden olan bir film var mı?

Sevginin Gücü (Leon) filmi. 11 veya 12 yaşımdayken bu filmi televizyonda izlemiştim bu hikaye beni çok etkilemişti. Sonraki gün çarşıya gidip bu filmin diskini satın almıştım ve onu bir kere daha izlemiştim. Yine çok etkilendim. Bir dönem sadece bu filmle yaşıyordum. Filmin şarkısı “Shape of My Heart (Sting)” onu bir türlü bulamıyordum. Şarkının ismini, onu kimin söylediğini bilmiyordum. Sadece filmin son dakikalarını açıp şarkıyı dinliyordum. Daha küçük yaşta en sevdiğim çizgi film Alaaddin’di. Drama ve müzik açısından muhteşem bir çalışma. 

Anne babanız sizin meslek seçimi nasıl karşıladı? Bir çatışma yaşandı mı?

Aslında annem babam olmasa ben bu adımı atamazdım. 9. sınıftayken yönetmen olmak istediğimi söyledim ama bu konuda çok ciddi değildim. Bu yaşta bir seçim yapmanız gerekiyordu ve yönetmen olmak istiyorum demek havalıydı. Yani anne babam veya komşulara söyleyecek bir şeyim vardı. Fakat profesyonel sinemada kendimi denemek konusunda beni anne babam yönlendirdi. Kıyiv’deki üniversiteye girmek için ilk kez Kırım’ın dışına annemle birlikte çıkmıştım. Bu zamana kadar tamamen evcimen bir çocuktum. Annem her şeyi organize etmişti. Annem olmazsa Kıyiv’deki Karpenko-Karıy Üniversitesini bulamazdım bile. Üniversitedeki herkes annemi tanıyordu. Sadece oraya gelip kim olduğumu söylüyordum. Annem geleceğimi organize ediyordu. Ancak sonuçta Karpenko-Karıy Üniversitesine girememiştim.

Hangi bölüme girmeye çalıştınız?

Oyuncu ve televizyon yönetmeni. Oyunculuk için başvurduğumda ilk sınavda başarısız olmuştum çünkü “r” harfini söyleyemiyordum. Yönetmenliğe de girememiştim ve Kırım’a geri döndüm. Hırsım kayboldu. Denedim, ilginçti. Hepsi bu kadar. Kuzenlerimle birlikte Kıyiv Ulusal Ekonomi Üniversitesinin Kırım Şubesinde eğitim almaya başladım. Bu sırada Kıyiv’den Özel Ekran Sanatları Enstitüsünden bir mektup geldi. Ne olduğunu bilmiyordum, anlamıyordum. Ailem, “bu işi yapmayı gerçekten istiyorsan git, orada okumaya başla bir sene sonra yine Karpenko-Karıy Üniversitesine girmeye çalışırsın” dedi. Gittim ve okumaya başladım. Birkaç sene sonra bir kriz yaşadım. Neden burada okuduğumu sorgulamaya başladım. Anne babama “neden oraya gitmeme izin verdiniz?” diye sordum. Mesleğimi uygulama şansım neredeyse yoktu. Onlar da bana, “Sana bir fırsat vermeseydik hayatın boyunca pişman olurdun ve bizi suçlardın” dediler. Yani annem babam sayesinde burada bulunuyorum. Tüm kısa metrajlı filmleri onların maddi desteğiyle çekiyordum. Bunun için onlara çok minnettarım.

Filmini çekmek istediğiniz bir kitap var mı?

Çok zor bir soru. En başta çok az kitap okuduğumu söylemek istiyorum. Bir kitaba dayanarak film çekmek için okumayı sevmelisiniz ve çok okumalısınız. Çoğu insan kitaptaki ana fikirleri yanlış yorumluyor bu yüzden de eser kendi özelliklerini kaybediyor. Bunu yapmak istemem. Ukrayna edebiyatından bir şey denemek isterdim.  Ancak şu an onu da çok az tanıyorum.

Ukrayna klasik veya modern edebiyatından mı?

Bu önemli değil. Şuan değişik bir şey yapmam gerektiğini düşünüyorum ve kendim için kişisel materyal bulma sürecindeyim. İlk uzun metrajlı filmime 10 yıldır hazırlandım. Tohumlarını ektim, onları suladım, yetiştirdim, meyvelerini topladım. Şu an ise önümde kurumuş bir arazi var ve bu arazide yeni anlamlar bulmalıyım. Bunlar için zaman gerekiyor. Fakat şimdiki zaman büyük verimlilik gerektiriyor. Sonraki filmi çekmek için beş yıl daha bekleyemezsiniz. Hemen kenara atılırsın. Ve bu çok kötü bir durum… Öte yandan, geçimimi de sağlamam gerekiyor. Sonuçta bu benim mesleğim.

Yönetmenlerin genelde ilk filmi başarılı olduysa ikinci filmi çekmelerinin zor olduğu söyleniyor. İkinci filminiz konusunda bir fikriniz var mı? 

Fikirler var ancak şu an en zor aşamadan geçiyorum. Bundan sonra ne yapmak istediğimi anlamalıyım. Yeni fikirler aklıma geliyor ama onlardan da emin değilim. Birinci filmim konusunda tüm çekim süreci boyunca kendi kendime “Kimin ilk filmi iyi ki zaten?” diyordum. Şu an ikinci film hakkında da aynı şeyleri söylüyorum. Önemli olan psikolojik olarak doğru havaya girmek. Bir insanın zaferleri nasıl karşıladığı değil yenilgileri nasıl karşıladığı önemlidir. Bunlar seni daha güçlü yapıyor ve gelişmene fırsat veriyor.

“Evge” filminin kaç senaryo versiyonu vardı?

Yanılmıyorsam, altı.

Filmde gerçekliğin yerine aniden imgeler geliyor. Filmin son 15-20 dakikası çok güçlü görsel şekilde yansıtılmış. Bunu yapmayı planlıyor muydunuz?

Mecazi ve sembolik bir şey yapma amacım yoktu. Ancak proje üzerinde çalışmaya başladığınız zaman yeni detaylar ve elemanlar ortaya çıkmaya başlıyor, dramaturji zenginleşiyor ve değişiklik anlamlar kazanmaya başlıyor. Biz de gerçekten kaba bir gerçeklikten mecazi bir hikayeye geçmeyi başardık. Bunu beğendim. Filmin son yarım saatini incelersen çoğu şey senaryoda yoktu. Onlar daha sonra bir yapboz gibi bir araya getirildiler.

Aktörlerle çalışma konusunda doğaçlamaya mı önceden yapılan titiz bir provaya mı inanırsınız? 

Doğaçlama yapamıyorum. Bunun için özel bir yetenek gerekiyor ve deneyim. Herkes, oyuncuları bırakıyorsun ve onlara “yaşayın” diyorsun ve olay kendiliğinden gelişiyor diye düşünüyor. Ama böyle bir şey yok. Birkaç kere denedim olmadı.

Çekimler kaç gün sürdü?

Çekimler toplamda 18 gün sürdü.

Filme dahil olmayan sahneler var mı?

Çok az. Yaklaşık 5 sahne. Diğer tüm sahneler filme dahil edildi.

“Sensiz” adlı kısa filminizde de ölüm, yol, araba temaları vardı. Tüm bunlar birbiriyle bağlantılı mı?  Sizin hayatınızla bağlantılı alakalı mı?

Evet. Bunu hiçbir zaman saklamıyordum. Bu kısa filmimi ağabeyime ithaf etmiştim. O, 10 sene önce araba kazasında hayatını kaybetti. Evge filmini de ona ithaf edecektim ancak sonradan bunu yapmaktan vazgeçtim.

Dinle aranız nasıl?

Ben Müslümanım. Din çok ilginç bir araçtır. Görsel ve pratik bir araç. Bu durum da ağabeyimin kaybıyla bağlantılı. Kısa zaman içinde bir dizi dini ritüel ve etkinliğe katıldığın zaman dine başka türlü bakmaya başlıyorsun. Bunu, kendin için anlamaya başlıyorsun. Mesela, neden Müslümanların dua ederken ellerini tuttuğunu anladım. Dua okuyorsun ve ellerinin bir şeyle dolduğunu hissediyorsun sonra da bu enerjiyi yüzüne sürüyorsun. Yani tüm detaylar mantıklı gelmeye başlıyor.

Kendinizde en çok hangi özellikleri seviyorsunuz?

Belli bir pragmatizmim var ve dakikliğim. Ayrıca başkasına istediğimi yaptırabiliyorum. Bir yönetmen için bu çok önemli.

Başka insanlarda hangi özelliklere değer veriyorsunuz?

Dakiklik ve dürüstlük benim için çok önemli.

Cannes Film Festivalinde film yıldızlarıyla sohbet ettiniz mi? En büyük sinema festivallerinden birinde bulunduğunuzu hissettiniz mi?

Bir kere sohbet edebilmiştim. Tüm yıldızların öğle yemeği yediği bir çadıra davet edilmiştik. Oraya sadece listeye göre insanlar alınıyordu. Dünyaca ünlü yıldızları doğal ortamda görebildik. Bu çok ilginçti. Ben yıldız oyunculara meraklı olmadığımı düşünüyordum ama onlar senin önünde durup yemek yedikleri zaman biraz şaşkınlık yaşıyorsun.

Favori yönetmeniniz kim?

Kişisel olarak iki favori yönetmenim var; Woody Allen ve Jean-Luc Godard. Onlar hayatları boyunca sadece istedikleri şeyleri çektiler ve çekmeye devam ediyorlar. Bunu her yönetmen hayal ediyor.

En son izlediğiniz filmlerden sizi en çok etkileyen hangisi?

Evlilik Hikayesi (Married story). Scarlett Johansson’u başarılı buluyorum. Benim için, en iyi kadın oyuncu olduğunu söyleyebilirim.

Sevdiğiniz bir kitap, film veya dizi karakteri var mı?

Steve Carell’ın oynadığı Office dizisindeki Michael Scott.

 

KAYNAK : https://qha.com.tr/haberler/kirim-tatar-yonetmen-nariman-aliyev-bir-insanin-zaferleri-nasil-karsiladigi-degil-yenilgileri-nasil-karsiladigi-onemli/151817/

NARİMAN ALİYEV KIRIM TATAR YÖNETMEN
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Azerbaycan: Rusya 17 Temmuz'dan bu yana Ermenistan'ı yoğun şekilde silahlandırıyor
Azerbaycan: Rusya 17 Temmuz'dan bu yana Ermenistan'ı yoğun şekilde silahlandırıyor
Bilecik’te Bulunan Şamanik Osmanlı Türbesi Hakkında Her Şey
Bilecik’te Bulunan Şamanik Osmanlı Türbesi Hakkında Her Şey