Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu Kazakistan'ın Liter Gazetesine mülakat verdi

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Kazakistan’ın Liter Gazetesine, Kazakistan’ın Kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in 80. Doğum Günü’nde yayınlanan mülakat verdi. Kaynak: Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu Kazakistan'ın Liter Gazetesine mülaka

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu Kazakistan'ın Liter Gazetesine mülakat verdi
Bu içerik 71 kez okundu.
Advert

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu Kazakistan’ın Liter Gazetesine mülakat verdi. Kazakistan’ın Kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in 80. Doğum Günü’nde yayınlanan mülakatta Yalçın Topçu, Nazarbayev’in liderliği ve onun öncülüğünde Kazakistan’ın inkişafı, Türk dünyasına ve dünya barışına sağladığı katkıları konuşuldu.

Röportajda Nazarbayev’in liderliği sayesinde Kazakistan'da çok büyük atılımların yaşandığını sık sık vurgulayan Topçu, Nazarbayev’in hem Kazakistan hem de Türk dünyası için “Allah’ın bir lütfu” olduğunu söyledi. Topçu, Kazakistan’da asırların sömürgeci tezgâhlarının da Nazarbayev sayesinde sessiz sedasız, bir daha kurulamayacak şekilde sökülüp atıldığını söyledi.

Nazarbayev’in 80. Doğum Günü’nü de kutlayan Topçu, “Allah ömrüne ömür katsın. Sağlık ve huzurla nice yıllara ulaşıp, tecrübe ve tavsiyeleriyle yine bizlere bir güneş olsun.” dedi.

Yalçın Topçu’nun Kazakistan’ın Liter Gazetesine verdiği röportajın tamamı:

1. Öncelikle, saygıdeğer Yalçın Topçu, Size soru sorma fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim. Gazetemizdeki bir röportajda, Kazakistan Cumhuriyeti Kurucu Cumhurbaşkanı, Elbası Sayın Nursultan Nazarbayev ile görüşmeyi ve duasını almayı hayal ettiğinizi belirtmiştiniz. Söz konusu hayaliniz gerçekleşti mi? Siz Kazakistan’ı ziyaret etmiş miydiniz? Ülkemiz ve başkentimiz ile ilgili izlenimlerinizle paylaşabilir misiniz?

Henüz fiziken o hayalimiz gerçekleşmedi ama gönüllerimizin bir olduğundan zerre şüphem yok. Daha önce birkaç kez Kazakistan ziyaretimiz oldu. En son geçtiğimiz yıl Almatı’da Yerli Düşünce Derneğimizin yaptığı Türk Filmleri Haftası etkinliği vesilesiyle Kazakistan’ı ziyaret etmiştim. Her zamanki gibi ata yurtta olmanın huzur ve hazzını yaşamıştım.

Kazakistan'da çok büyük atılımlar yaşandı. Asırların sömürgeci tezgâhları sessiz sedasız, bir daha kurulamayacak şekilde sökülüp atıldı. Kazakistan’a birkaç yıl ömür biçenler hayal kırıklıklarıyla baş başa kaldı. Bugün artık Asya’da ışıl ışıl parlayan bir güneş var. Sadece kendi vatandaşlarının değil bütün Türk dünyasının umutlarını yeşerten, insanımıza yeniden özgüven ve cesaret aşılayan bir medeniyet güneşi doğuyor. Ne mutlu Türk dünyasına…

2. Elbası Nazarbayev’in özgeçmişinde en çekici bulduğunuz şey nedir? Onun karakterinin hangi özelliğini sadece Kazakistan'ın bağımsızlığı tarihinde değil, tüm Türk dünyasında büyük ölçekli bir tarihsel şahıs olarak nitelendiren parlak ve karizmatik olarak adlandırırdınız?

Çocukluk yıllarımda “Gökyüzü” filmini izlemiştim. (Hayallerin gerçeğe dönüşme hikâyesi) Zaten zor hayatlar olmazsa imkânsızlar da başarılamaz. Aksakallımız Sayın Nazarbayev’in zor kaderi de hem kendisi için hem de ait olduğu millet için büyük bir nimete dönüşmüştür.

Her milletin öncü lideri vardır ya, son devrin efsanevi lideri de Aksakalımız Sayın Nursultan Nazarbayev’dir. Büyük bir feraset, siyaset, heyecan ve şevkle yürüdüğü yolda, az zamanda çok büyük işler başararak, yorgun bir millete yeniden diriliş üfleyerek efsanevi bir lider oldu.

Sayın Nursultan Nazarbayev, hem Kazak kardeşlerimiz hem de bütün Türk Dünyası için Yüce Allah’ın adeta bir lütfudur. Kazakistan’ın son çeyrek asrını izleyen her vicdan sahibi insan görüyor ve kabul ediyor ki, Aksakal-Yelbası-Büyük Önder sıfatlarını hayatının her anında yaptığı sıra dışı büyük mücadeleleriyle hak etmiş; milletine karşı hanlığın, hakanlığın hakkını da fazlasıyla vermiştir. Nazarbayev, tam bağımsız güçlü Türk dünyasının umudu, Kazak kardeşlerimizin de milli gururudur. Ülkü sahibi, dava adamı bir insanın tarihe nasıl mühür vurduğuna bugün artık bizimle birlikte bütün dünya şahit oluyor. Ne kadar keskin bir zekâya, nasıl dâhiyane bir siyaset ilmine, ne büyük bir vatan sevgisine, nasıl imrenilesi bir millet aşkına sahip olduğu her icraatıyla kendini göstermiştir. Bugün artık Kazakistan’a kuzeyiyle, güneyiyle, doğusu ve batısıyla Türk-Kazak mührü vurulmuştur. Ve bu mührü silinmez hale getirmek için atılım üstüne atılımlar yapıyor. Türk dünyasının tarihinde adı şimdiden altın sayfalara geçmiştir. Allah razı olsun, Allah ömrüne ömür katsın.

3. Kardeş iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler iyi düzeydedir. Sizce, korona virüs sonrası dönemde Kazakistan ile Türkiye arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkilerin hangi düzeyde olacaktır?

Kardeş kelimesi bile belki yetersiz kalır. İlişkilerin geldiği aşamayı görünce ben şahsen mutluluğumu ifade edecek kelimeleri bulmakta bile aciz kalıyorum. Maşallah diyelim. Eminim ki daha güzel hatta her şey muhteşem olacak. Belki ayrı bedenlerde ama aynı anda aynı şekilde çarpan tek kalp gibiyiz. Kazakistan ve Türkiye Türk dünyasının iki lokomotif ülkesidir ve Kırgız’ı, Kazak’ı, Özbek’i, Uygur’u, Tatar’ı, Türkmen’i, Azerbaycan ve Anadolu’su ile ayrı ayrı beşiklerde büyümüş altı devlet bir millet öz be öz kardeş olan Türk devletlerinin dirilişinin öncüleridirler. Yelbası Aksakalımız, Büyük Önder Nursultan Nazarbayev’in üstün liderliği ve ileri görüşlülüğü sayesinde aramızdaki mesafeler son bulmuş, ilişkilerimiz bağlamında hamd olsun çok ciddi atılımlar sağlanmıştır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da özel ve içten çabalarıyla ilişkilerimiz adeta altın çağını yaşıyor. Her alanda çok büyük atılımlar yapıyoruz. Kıskananlar, bu güzel ilişkileri bozmak isteyen dâhili ve harici düşman ve hainlere karşı kardeşlik saflarımızı daha da sıkılaştırıp ortak kutlu yürüyüşümüzü devam ettirerek, daha çok ticaret, siyaset, ziyaret, kültürel faaliyetlerle Türk Dünyasında dilde- fikirde-işte birliği sağlayacağız inşallah.

Türk dünyasındaki bu birlik, bölgenin ve bütün dünyanın güvenliğine barışına ve refahına büyük katkıda bulunacaktır. Hepimizin gayretiyle dünyanın en eski medeniyet havzası İpek Yolu yeniden canlanacak ve bütün insanlık güvenli, özgür, barış ve refah içinde olacaktır.

4. Kazakistan’lı turistlerin için Türkiye en popüler destinasyon olduğu aşikardır. (E) Kültür ve Turizm Bakanı olarak, uluslararası turizm krizden çıktığında Türkiye’den Kazakistan’a turizm seyahatleri açısından göstergeler ne olur sizce? Sizce ülkemizde Türk turistler için çekici olan nedir? Bu arada, geçenlerde Kazakistan’ı gezmeyi hayal ettiğinizi belirtmiştiniz, ülkemizdeki seyahati nereden başlayacaktınız?

 

Türk illerinin her birisi birbirinden güzeldir. Tabi Hoca Ahmed Yesevi Türkistan’ın özel bir yeri var gönlümüzde. Nursultan rüyalar şehri… Almaty bambaşka bir güzellik… Tanrı Dağları ve Çimkent vs, her köşesinde medeniyetimizin kökünü gördüğümüz, içimizi huzur kaplayan, sanki bilinçaltındaki evimiz, öz vatanımız… Binlerce yıl önce atlarına binen atalarımız Anadolu’ya gelmiş onların kardeşleri baba ocağında kalmış diye düşünüyorum... Kazakistan anlatılmaz yaşanır bence.

5. Türkiye Cumhuriyeti hakkında konuşurken, bir nevi fenomen olan halklarımız arasındaki sosyo-ekonomik ilişkiler hakkında bahsetmeden geçemem. 1992’den itibaren Kazak gençler Türkiye’de eğitim görmeyi başladılar. 5000’den fazla Kazakistan’lı öğrenciler burslu olarak Türkiye’de eğitim aldı. Ülkelerimizin yüksek eğitim kurumları arasında yakın bağlar kuruluyor. Bu açık ve istikrarlı işbirliğinde şüphesiz Elbası Nazarbayev’in büyük katkısı vardır. Gelecekte söz konusu alanda ülkelerimiz arasındaki ilişkiler nasıl gelişecek? Koronavirüs pandemisi bir takım farklılıklar getirir mi?

Başta eğitim olmak üzere her alanda ilişkilerimizin daha ileriye taşınacağından zerre şüphemiz yok. Hamdolsun iki ülkenin idarecileri de bu konuda oldukça kararlı. Aksakalımız Sayın Nazarbayev, öyle sıcak, öyle içten duygularla öyle büyük muhabbet köprüleri kurdu ki artık tek yürek, tek milletiz. Siyasi ve stratejik olarak da bu iki ülke gayet uyumlu ve gayet akıllıca adımlar atıyor. Büyük Türk dünyasının sınır Doğusu da Batısı da hamd olsun emin ellerdedir.

6. Siz başkentimizi birkaç kez ziyaret etmişsinizdir. Nur-Sultan şehrini ilişkilendirebildiğiniz beğendiğiniz bir yeriniz veya sembolünüz var mı?

Türkiye Cumhuriyeti kurulurken başkentin İstanbul’dan Ankara’ya taşınması ne anlama geliyorsa Kazakistan açısından başkentin Almatı’dan Nursultan’a taşınması da aynı anlama gelmektedir. Bu değişiklik stratejik bir karar olduğu kadar yeni bir başlangıç ve yeni bir dönemi işaret etmesiyle de tarihi öneme sahiptir. Yeni Türkiye’nin kahramanı Mustafa Kemal Atatürk, çağdaş Kazakistan’ın kurucusu da Aksakalımız Sayın Nursultan Nazarbayev’dir. Her ikisinin hayatı ve inandıkları değerler birbirine çok benzemektedir. İkisi de Türk milletinin gururudur, abide şahsiyetleridir. İkisi de hür, müstakil ve güçlü bir devlet için milletine diriliş üfleyen tarihi kahramanlardır. Atatürk hürriyet mücadelesini Ankara ile Aksakalımız ise Nursultan ile taçlandırmış, tarihe hürriyet mührü vurmuşlardır.

Nursultan’ın kurulması ve başkent ilan edilmesi bir milletin tarihine, örfüne, adetlerine sahip çıkılması kadar geleceğini de bu değerler üzerinde bina edeceğinin mesajıdır. Malumunuz, Nursultan, eski Kazak topraklarının başkentidir. Kurulan yeni şehirde modern mimari yanında eski Kazakistan kültürünün bütün renklerini görmek mümkündür. Nursultan’ın ihtişamı Kazak kardeşlerimizin olduğu kadar bütün Türk Dünyasının şanıdır, şöhretidir. Nursultan Kazakistan için bir aynadır. Bu büyüleyici şehre bakınca zengin kültürü, derin tarihi, sağlam inancıyla güçlü bir millet ve kadim bir medeniyet görürsünüz.

Nursultan, sömürgeciliğe karşı milli isyanın sessiz ve derinden zafere ulaşmış sembolüdür. Çarlık Rusya’sından başlayıp, Sovyet vahşetiyle devam eden sömürgeciliğe karşı Kazak Türk’ünün keskin zekâ ve iradesinin oluşturduğu bir şehirdir Astana.

Nursultan bölgesi daha önceleri Rus nüfusun yoğun yaşadığı bölgeler iken başkent ilan edilmesiyle birlikte bugün Kazak Türkleri’nin ezici çoğunluğunun olduğu bir şehir haline gelmiştir. Bugün artık hiçbir kavga ve savaşa gerek kalmadan Ruslar bu bölgeden göç eder hale gelmişlerdir. Bir nevi sessiz fetih gerçekleşmiştir. İşte bu sessiz ama büyük zaferin kumandanı aksakalımız büyük devlet ve siyaset insanı Sayın Nursultan Nazarbayev’dir. Büyük bir stratejist, devlet ve siyaset adamı olduğunu bütün dünyaya Nursultan hamlesiyle de göstermiştir.

7. Kazakistan Kurucu Cumhurbaşkanı, Elbası Sayın Nursultan Nazarbayev’in doğumunun 80. Yıldönümü dolayısıyla dilekleriniz?

O esaretten hürriyete giden çetin yolun kahramanı, iman ve aklı aynı hedefe odaklandıran büyük bir önderdir.

Bugün Kazakistan Asya’nın modern dünya ile kendi tarihini meczetmiş mükemmel bir örnek, parlayan bir yıldızdır. Her alanda büyüyen ve kalkınan bir Kazakistan vardır. İşte bu büyük mucizenin mimarı büyük önder Nursultan Nazarbayev, sembolü de muhteşem şehir Nursultan’dır.

Dopdolu geçen bir 80 yılın ardında çok güçlü bir hikaye var. Gençlerin bu hayat hikayesinden öğreneceği çok şey var. Büyük Türk Ailesinin Büyük Kazak Evladı Aksakal Nursultan Nazarbayev: Türk’ün asla esir olamayacağı, binlerce yıldan gelen büyük ve güçlü bir medeniyet sahibi olduğunu dosta da, düşmana da bütün dünyaya bu yüz yılda bir kez daha göstermiştir Allah ömrüne ömür katsın. Sağlık ve huzurla nice yıllara ulaşıp, tecrübe ve tavsiyeleriyle yine bizlere bir güneş olsun.

Ve bütün dünya bilsin ki üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer yarılmadıkça Türkün asil evladı Kazak milleti ve Kazakistan sonsuza değin payidar kalacaktır.

Erliktendir destanı,

İlime bir bak!

Ezelden er diye,

Şanımız çıktı,

Namusunu vermeyen,

Güçlü Kazağım hey!

Yaşasın Kazakistan, Yaşasın Türkiye…

 

Kaynak: Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu Kazakistan'ın Liter Gazetesine mülakat verdi

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Yakutistan’da 236 karatlık elmas bulundu
Yakutistan’da 236 karatlık elmas bulundu
Türkiye ve Azerbaycan'ın tatbikatına özel kuvvetler de katıldı
Türkiye ve Azerbaycan'ın tatbikatına özel kuvvetler de katıldı