Fransa'nın Erm*nistan'da Siyasi Aptallığı
Serdar ŞAHİN

Fransa'nın Erm*nistan'da Siyasi Aptallığı

Bu içerik 77 kez okundu.
Advert
 
1830 da İngiltere, Rusya ve Amerika Osmanlı Devletinin doğusunda misyoner okulları açarken, Fransa da geri kalmamıştı. 
Rusya’nın Osmanlının doğusundan Arap yarımadasına ticaret yolunu açmak için başlayan bu süreç, Osmanlının sadık tebaası olan Gregoryen Ermenilerin kullanılmasına doğru dönüşüm geçirdi. Rusya ile tarih boyunca iyi ilişkiler kuran ama ondan daha fazla rekabet eden Fransa da boş durmadı ve Ermenileri kendi lehlerine kullanarak kozu Ruslara vermek istemediler. Özellikle Hindistan’ın İngiltere sömürgesi olması ve önemli bir İngiltere’ye önemli kaynak sağlaması, Fransa’nın Asya da ki iştahını kabartıyordu. Doğuda sömürge devleti yapabilmek için Ermeniler üzerinde her zamanki gibi Hristiyanlığı kullanmak ve bölgede doğu için bir komuta merkezi oluşturmak uzun vadede Fransa’nın işine gelebilirdi. Aynı zamanda Rusya ile rekabet ve işbirliği için Ermeniler kullanılması gerekli bir güruhtu.
1525 yılında Şarlken’e esri düşen Fransız kralı 1. François Kanuni Sultan Süleyman’dan yardım talep etmiş ve Barbaros’un donanması ile serbest kalabilmiş, Fransa’nın güneyinde ki Akdeniz’e kıyısı olan Tulon’u 8 ay boyunca Osmanlı Şehri olması sağlanmıştı. Camilerde ezanlar okutulmuştu. Mısıra saldırması ile ipler gerilmiş ve Osmanlı Fransa gerilimi başlamış oldu. Sonrasında da rekabet ve işbirlikleri sürmüş, Osmanlı Devletinin yıkılışında Ermenileri destekleyen politikası ile ve Anadolu toprakları dâhil Sevr anlaşması ile Osmanlı’nın güneyine hâkim olmak istemişti.
Avrupa da İngiltere ve son dönemde de Almanya’nın gölgesinde kalan Fransa bu gün yine güç kazanmak için eski rakip ve müttefikleri olan Ruslar ve Türklerin alanına girmeye çalışıyor. Karabağ bölgesi kadim Türk yurdu olduğu BM ve AB tarafından kabul edilirken, Rusya’nın Karabağ hakkında Azerbaycan toprağı olduğu ile ilgili açıklama yaparken, Fransa’nın beyhude çıkışlarının altında ikircikli çok yönlü bir politika var ve sinsilikle uluslararası kamuoyunda bende varım demeye çalışıyor. Son dönemde Akdeniz de sönük varlığını Ermenistan çıkışları ile örtmeye çalışıyor da diyebiliriz.
Peki, Azerbaycan ve Türkiye açısından ele alırsak; Fransa’nın içinde bulunduğu AB ve BM kararlarına karşı çıkarttığı ses sonuç üretir mi? Hayır. 
Bizde bir atasözü der ki “İt ürür, kervan yürür.” Bu çatışmanın sonu Karabağ’ın asıl sahiplerine geçişi ile bitirilecektir. Bu arada diplomasi ve savunma sanayi açısından karlı çıkmak için bütün devletler çözüm adı altında ekonomik ve siyasi fayda sağlamaya çalışacaklardır. Ermenistan, Karabağ’ı teslim edene kadar uluslararası camiada kendini haklı olarak savunmamayacak, tutunabileceği geçerli bir karar bulunmadığı için ezik bir devlet olarak sona kadar direnme yolunu seçecek, Fransa da siyasi manivelaları ile Rusya’dan arta kalırsa ticari ve siyasi fayda üretebilecektir. Kısacası Ermenistan konusunda Fransa’nın elinden boş hamasetten öteye hiçbir kozu bulunmamaktadır.
Fransa asıl rekabeti Ermenistan da Rusya ile yaşamaktadır. Sovyetler Birliği dönemin de toprağı olan ve nüfuzu bulunan Ermenistan’a Rusya dururken Fransa’nın boş ve hamasi siyasi destekleri, Rusya’nın nüfuzunda bulunan Ermenistan için uluslararası zeminde ses gibi gözükse de, Rusya da nüfuz paylaşımı ile ilgili müdahale olarak algılanacaktır.
Macron’un Ermenistan’a siyasi desteğinin askeri bir sonuç üretemeyeceğini bile bile Rusya’ya da meydan okuması, Türkiye’ye karşı imiş gibi gözüküp, Rusya’nın nüfuz bölgesine saldırması evet zavallılığın eseri aptalca bir politikadır. Ermeniler de hakim olmadıkları bölgede 100 yıldır kendilerine bir alan yaratabildikleri ve şimdiki Ermenistan coğrafyasında tarihi tasavvuru 100 yılın öncesine gidemediği için her salatalığım var diyene tuzla koşanlar misali Fransa ve Rusya arasında kalacağını hesaplayamayan diaspora aptallığıyla yol almaktadırlar.
Fransa’nın çok yönlü politikası Ermenistan da kendisine artı getireceğini düşünürken, uzun vadede Türkiye, Azerbaycan ve Türk Dünyasında ve en önemlisi Rusya açısından eksi yazacağını hesap etmelidir.
Macron gider Fransa kalır. 
Fransa’nın Ermenistan siyasetinde ki rakipleri bir gün tüm bunları kendisine ayrı ayrı hatırlatır.
 
Serdar Şahin
27.10.2020
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Kırgızistan, kamu kurumlarında yılbaşı etkinliklerini yasakladı
Kırgızistan, kamu kurumlarında yılbaşı etkinliklerini yasakladı
KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar, KİÜ Dekanı Prof. Dr. Ata Atun’u kabul etti.
KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar, KİÜ Dekanı Prof. Dr. Ata Atun’u kabul etti.