İRAN TÜRKLERİNİN KIYMETİNİ ANLAYAMADIK MI?
Serdar ŞAHİN

İRAN TÜRKLERİNİN KIYMETİNİ ANLAYAMADIK MI?

Bu içerik 251 kez okundu.
Advert
“Türkiye Türkiye’den büyüktür” deniyor ya doğrun bir söylem. Türkiye dışındaki etki alanında Türkiye’ye karşı herhangi bir olumsuz durumda dur diyecek etkinlikte Türk nüfusu veya Türkiye dostları var. Sibirya’dan Kenya’ya, Adriyatik’ten Çin’e kadar etki alanını net olarak görebilir, batılı devletlerde gurbetçilerimiz ile bunu hissedebiliriz.
Peki, biz dış Türklerin kıymetini biliyor muyuz? İşte durup düşünmek lazım gelen konu...
Bu gün oluşan konjonktür gereği İran Türklerini ele alarak konuya açıklık getirmeye çalışalım.
Azerbaycan’ın işgalci Ermenistan’ı topraklarından çıkartmak için askeri manevralar yaparken İran’ı siyaseten ve askeri aksiyonlarını nerede görüyoruz? % 50 nüfusu Türk olan İran; Azerbaycan’ın net olarak yanında duruyor mu? İslam Cumhuriyeti olan mezhep olarak ta aynı olduğu Müslüman Azerbaycan’a rağmen, İran’ın Hristiyan Ermenistan menfaatlerini savunduğunu söyleyebilir miyiz? Peki, biz İran’ın içerisinde ki Türk unsurlarını, en azından Azerbaycan ile geçmiş tarihte ayrılan Güney Azerbaycan bölgesindeki kardeşlerimizi ne kadar destekliyoruz?
Türkiye ve Türk Dünyası bağımsız olmayan Türkleri desteklediğinde stratejik olarak kandaşlarımızın yaşadığı ülkelerde etkin olacağını, uluslararası siyasi demografide milyarlarca dolar harcayarak sağlayabileceğimiz etkiyi yaratacağını düşünemiyor muyuz?
İran Türklerinin desteklediğimizi düşünelim ve İran siyasetinin siyasi ve askeri manevralarını nasıl olacağını öngörelim.
Türkiye, Azerbaycan ve Türk Dünyası tarafından desteklenen İran Türklerini siyasette, ekonomi de ve sahada güçlü görse idik, İran alttan alttan da olsa Ermenistan’a bu kadar rahat destek verebilir miydi? Veremezdi…
Bu gün İran, içerisinde ki Azerbaycan Türkleri dolayısı ile bütünleşme arzusu yüzünden Azerbaycan’ın zayıflamasını isteyebilir ama içeride bir zıtlaşmayı da arzulamaz. O sebeple İran; Türkiye, Azerbaycan ve sınırları içerisinde ki Azerbaycan ve İran Türklerinin tahammül sınırlarına kadar Ermenistan’ın yanında duruyor. 
İran’da ki Türklerin önemi burada açıkça ortadadır. Daha çok desteklenmeli ve İran siyaseti artık Türklerin lehine değişmelidir.
Görünen o ki İran hiçbir zaman Müslümanların yanında olmamış, hamasi bir hayal ile geniş topraklarda var olmayı amaçlamıştır. Peki, Dünya’nın egemen güçleri bu genişlemeye iyi bakıyor mu? Hayır. İran müttefikinin gölgesinde kalarak ilerleyebiliyor, durdurulması gereken yerlerde net şekilde durduruluyor. İran’a İslam’a faydalı bir ülke diyebilir miyiz? Hayır. İslam’ın yanında gibi durup, stratejik olarak gelecek tasavvurunda genişlemek istediği alanlarda yardım edip desteklerken, fırsatını bulduğunda gayrı resmi askeri güçleri ile hızla yardım ettiği devlet içerisinde askeri olarak yayılıyor. Şii bir İslam anlayışının yayılmasını hedefliyor. Hedefine ulaşmak için siyasi, askeri, ekonomik ve insani yollardan faydalanıyor. Oportünist hareket kabiliyetine sahip. Bazı örneklere bakarsak başarılı olduğunu da söyleyebiliriz.
1925’e kadar Türk yönetiminde olan İran’ın nüfusunun yarıya yakını Türk iken, biz İnsan hakları ihlallerine de maruz kalan kardeşlerimizi desteklersek, kardeşlerimizi özgürleştirir isek İran’ın Türkiye, Azerbaycan ve Türk Dünyasına karşı olumsuz bir hareketini zayıflatır, hatta yok edebiliriz. Hiç bir askeri güç birebir markaj ile vatandaşını kontrol edemez. İran da hiç çekinmeden tüm Türkleri hedefleyerek en başta iyi organize olabilen Güney Azerbaycan Türklerini desteklememiz gerektiğini kabul ederek çaba sarf etmeyi başlangıç alabiliriz.
Özgür düşüncelerini açıklanamaması bir insan hakkı ihlalidir. Kitle iletişim araçlarından yararlanmama bir insan hakkı ihlalidir. Şii baskısı ile din özgürlüğünü istediği gibi yaşayamamak insan hakkı ihlalidir. Bu gün İran da Mollaya karşı bir fikri pratikte savunmak mümkün mü? Hayır. İran vatandaşları istedikleri iletişim araçları ile istediği bilgiye ulaşıyor veya izleyebiliyorlar mı? Hayır. Pratikte Şii mezhep öğretilerinin dışında farklı bir inanışa veya ritüele uyulabiliyor mu? Hayır. Yasaksız, özgürce yaşam hakkı var mı? Hayır. İran da yaşayanların hakkı yok mu? İnsan haklarından faydalanmak onların da hakkı değil mi? Evet…
Güney Azerbaycan da Türkiye televizyonları izleniyor diye uydu antenleri kırılıp ceza kesiyorlar. Molla rejimine karşı fikir beyan etmek mümkün değil. Seçme ve seçilme de vatandaş neye karar verirse versin molla rejimi gereğini yapıyor. Bu ve bunun gibi açık ve net insan hakları ihlalleri kardeşlerimiz için bir zulümdür. Açık olmayan diğer zulümleri de eklersek, kandaşlarımız için yapacak çok şeyimiz olduğunu görebiliriz. Bu tavır İran içişlerine karışmaktan öte, İnsan hakları ihlalleri konusunda kardeşlerimizi destekleme görevidir.
Tamam, ilişkiler açısından insan hakları ihlallerine de girmemeyi kabul edebiliriz. Desteklemek için Cumhurbaşkanı veya Genel Başkan seviyesinde bir siyasimizi direkt olarak Tebriz’e gitmesini istesek, konsolosluğumuzu ziyaret edip, eyalet valisi ile görüştükten sonra Tebriz deki Türk kardeşlerimiz ile dertleşmesini istesek, fazla bir şey mi istemiş oluruz? En azından teşebbüs edilse… Bakın İran’ın işgalci Ermenistan’a karşılık Azerbaycan dâhil Türk Devletlerine bakışı nasıl değişiyor. 
Ezcümle İran Türklerinin ve bağımsız Türk Devletleri dışında yaşayan tüm dış Türklerin kıymetini bilmeli, Türkiye’nin ve Türk Dünyasının gelecek tasavvurunda etkin birer unsur olarak görmeliyiz.
Gelinen konjonktür itibarı ile önerimiz o ki; İran Türklerinin kıymetini anlamalı ve kardeşlerimizi desteklemek için devlet olarak gerekeni yapmalıyız.
 
TEKBAYRAK Derneği
Başkan
Serdar Şahin
05 Kasım 2020
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Erdoğan Bakü'ye geliyor
Erdoğan Bakü'ye geliyor
Azerbaycan Milletvekili – “Sayın Cumhurbaşkanımızın da belirttiği gibi, Düşmanı topraklarımızdan kovduk”
Azerbaycan Milletvekili – “Sayın Cumhurbaşkanımızın da belirttiği gibi, Düşmanı topraklarımızdan kovduk”